Sen niye çocuk olduğunu bildiğin insanlardan olgunluk bekliyorsun? dedi. Ne diyon dedim.
Bak biz şu şu insanları sevdik, akranımız gördük ama işte sonra böyle böyle oldu dedi.
Valla öyle oldu dedim ben de.
Bi daha sana salak salak konuşan olursa, seni eşşeklere kiktiririm de dedi. Ağzının yayını kırarım de dedi.
Ben de bir sonraki sefere aynen öyle yapıcam.
Çünkü danalığın bahanesi olmaz. Bahanenize başlarım.
Yarım saattir -genel tabir, zaman tutmadım tabii ki salak mıyım ben- kokunun kaynağını bulmaya çalışıyorum. “Kim lan bu?!” oluyorum kendimce.
Öveyim kendimi diye yazmadım bunu -kokunun nesiyle övünücem zaten- ama kendime yabancı mı kaldım acaba diye düşündüm.
Alicia Keys dinledim bi de üstüne. Şöyle bişey geçti; “Yalnız bir kız olduğunu bilmezdi hiç kimse. Ama dünya yalnız bir dünya zaten”
İstanbul’a geldim geleli garibim zaten. Bişeyleri özledim ama ne olduğunu bilmiyorum. Bak o kadar yabancı kalmışım.
Aklım fikrim jöle kıvamında.
Küfür de edemiyorum ki. Edebilsem, kikiyim senin kıvamını derim kendime.
O neyse de, seçildi. Mutlu oldum çocuk gibi. Çer çöp sandığım şeyleri beğendiler. Çok garipmiş.
Elif’e de dedim bi sus duygu sömürüsü yapma dedi bfkfnfncnfjbrigovnfodkfnflfmgmkmfnfldmdnfkcmdl
Her sene ”GEÇEN SENE NE KADAR SALAKMIŞIM” diyorum.
Sanırım bütün ömrümü bir salak olarak geçiriyorum da farkında değilim..